Pages

27 Temmuz 2009

Nilüfer'e Açık Mektup


Sevgili Nilüfer,


Seninle ne zaman tanıştığımızı hatırlamıyorum, uzun zaman oldu. Her şehirlerarası ilişki gibi bizim ilişkimizde zor olacaktı, bu en baştan belliydi. Hele benim bu tür ilişkilerle ilgili rahatsızlığım göz önünde tutulunca belki de hiç dikiş tutmayacak bir şeydi bizimki... Yine de bir şekilde yürüdü, iyi - kötü, genelikle iyi... Bir ara kötü yola düştüğünü söylediler, gazetelere tvlere çıktın, hatta ailemden seninle görüşmemi yasaklamak isteyenler olduysa da ben yine de sevdim seni...


Fakaaat, artık herşey değişiyor, reform olacak demeye başladıktan sonra hiç değişmediğini görmek beni üzdü açıkçası, hatta derin yaralar bıraktı gönlümde... Bu ilişkiyle ilgili sana söylemek istediğim bazı şeyler var. Hiç istemem ama bunlar düzelmese belki de yollarımızın ayrılması gerekecek, belki de ben Kamil'e gitmek zorunda kalacağım. İşte listem:
  1. Gece yolculukları yastıksız olur mu yahu, derikoltuk yaptın da ne oldu. Gece yolculuklarında yastık istiyorum.

  2. TV koymuşsun koltukların arkasına pek güzel olmuş ama en az bir tane atyazılı film, 4 adet de radyo kanalı istiyorum.

  3. O Nilüfer Catering yazan kekler de portakal suyu da çok kötü, git anlaş birileriyle yahu. Kamil'e bak da örnek al. cık cık cık.

  4. Internetten alınan biletleri yine internetten ya da telefonla açık bilete çevirme şansı ver. Ne bu yahu bilet ipta edeceğim zaman mecbur şubeye gidiyorum. Hatta bunu artı bilet üteliğiyle alınan bütün biletler için uygulayabilirsin. Sonuçta artı bilet sistemine şifreyle giriliyor değil mi?

  5. Artı biletten kazanılan biletler de internetten alınabilsin, niye illa şubeye kadar yoruyorsun beni?

  6. Bolu Gökdemir Dinlenme Tesisleri ile olan arkadaşlığına saygı duyuyorum ama başka arkadaş mı yok sana yahu, yol ver gitsin.

  7. Kartal olsun, Kavacık olsun şehiriçi servislerin hareketi için 15 dakka beketme gecenin bir yarısında gelen yolcuyu. Hele başka yolcu gelmemesine rağmen bunu yapıyorsan ayıp sana. Yolculara en başta sorsan da güzelce planlasan şu servisleri ne güzel olur değil mi?

Şimdilik sana söyleyeceklerim bunlar Nilüfer. İyice düşün, bu arada ben de düşüneyim.

Senin.

Hüseyin

Can sıkıntısından böyle bir yazı çıktı idare edin artık:)