Pages

29 Haziran 2007

Sıcak

Çok Sıcak
Daha da Sıcak Olacak:(

Pazartesi'den itibaren web 2.0 ile ilgili derin araştırmalara başlıyorum inşallah, yolu buraya düşen olursa kaynak site söyleyebilir:)
Bu arada programlama bilmem teknik olarak değil de bir işletmecinin anlayacağı dilden web 2.0 kaynakları istiyorum ona göre:)

27 Haziran 2007

Kiss'ecem

Yonja'yı duymayan yok zaten
Nolyo nerde ne yaptığını söylediğin bir site
Patlican "bu ne demicen gençsen giricen" sloganına sahip bir site
bernardo ise Hürriyetin bir ekinin arkasında gördüğüm reklamda Tikikız diye bir karakterin msn ekran görüntüsünü kullanan bir firma..
Bir de Burak Kut çıktı komple tikiyiz diye....

Hiçbirini sevmedim,sevmiyorum... Hepsini ceza olarak öpmek istiyorum:) Yani onların diliyle hepsini kiss'ecem ve tepkimi böyle ortaya koyacağım...

Bilmem anlatabildim mi??

Hediye


Doğum günümü ilk cember.net kutladı, hediye olarak da 1 hafta ücretsiz altın üyelik verdi, ikinci kutlayan ise mail kutumun sadık ziyaretçisi secretcv.com oldu ama o sadece kutladı o da bir haftalık iş verse sonra beğenirlerse işe alsalar:)

24



YIL

26 Haziran 2007

Emin Çölaşan

Emin Çölaşan'ın bugünkü hürriyetteki yazısı, koyu kısımlar bana ait:

Türban gerçekleri ve oy avcılığı


ÖNCE bir konuda ayrımı iyi yapalım. Başörtüsü ile türbanı ayırmayı bilelim.

Başörtüsü, yemeni, boyundan bağlanan eşarp, Anadolu kadınının geleneksel örtüsüdür. Orada saç tellerini saklamak gibi bir hadise yoktur. Türban ise farklı bir olaydır.
Bir üniformaya dönüşmüştür.

BENİM İSTEDİĞİM BAŞÖRTÜSÜ BU ŞEKİLDEDİR, HER KİM SAÇINI GÖSTERMEYECEK ŞEKİLDE BAŞINI KAPATIYORSA KENDİ KARAR VERME İRADESİ YOKTUR, GERÇEKLERDEN BİHABERDİR VE SİYASİ PARTİLERİN VE DİNCİLERİN SÖMÜRÜ ARACI OLMAKTADIR.


Tamamlayıcı unsurları vardır. Saç telleri asla görünmeyecek. Gerekirse alnına bir de bant koyacaksın. Örtü omuzlardan aşağıya, göğüs ve sırta kadar inecek. Altına uzun, topuklara kadar etek veya pardösü giyilecek. Ayrıca saçın arka bölümüne topuz gibi bir şey takacaksın ve türbanın arka tarafı kalkık duracak.

OLAYI ÖYLE GÜZEL DRAMATİZE ETTİM Kİ, BAŞÖRTÜSÜNE KARŞI OLANLAR TEKRAR HAKİKATEN YA NE KADAR KÖTÜ BİRŞEYMİŞ BU DİYECEKLER,KUTUPLAŞMA ARTACAK.

Bizim iktidar partisi, türbana ısrarla başörtüsü diyor! Bu ayrımı bizden daha iyi bildikleri halde böyle diyorlar ki, Anadolu kadınını ve onlara türban taktıran erkekleri kendi yanlarına çeksinler... Ve sanki herkesin başının açılmasını isteyenler varmış gibi bir hava oluştursunlar!

ANNEANNELERİMİZ VE EV HANIMLARI NE GÜZEL BAŞÖRTÜSÜ TAKIYORLAR,BİZİM EVİN TEMZİLİKÇİSİ DE BAŞÖRTÜLÜ MESELA, BENİM KARŞI ÇIKTIĞIMIN SADECE TOPLUMUN İÇİNDE GÖZLE GÖRÜLEBİLİR YERLERDE VE "GERÇEK ANLAMDA ÜRETKEN KİŞİLERİN" BAŞINI ÖRTMESİ OLDUĞUNU BİR TÜRLÜ ANLATAMADIM. AKLIM BİR TÜRLÜ ALMIYOR NEDEN BU OKUMUŞ KİTLE BİLE KAFASINI KAPATIYOR,BİR DE BU YAZ SICAĞINDA...

Ey türbanlı hanımlar, bu iktidar tarafından beş yıl boyunca siyasi amaçla kullanıldınız. Türbanı sömürdüler. Onun bir üniforma olarak kullanılmasına yol verdiler. Sizler de iyi niyetle, bunların türban sorununu örneğin üniversitelerde çözmesini beklediniz!

ŞİMDİ OBJEKTİF BİR DURUM TESPİTİ YAPIYORUM,BURASI TAMAMEN GERÇEK, GERÇEKTEN...

Oysa gerçeği saptırarak "başörtüsü" dedikleri türbanı oy avcılığı için kullandılar. İktidar sahipleri eşlerinin, kız çocuklarının ve yakınlarının üniformaya bürünmesini her fırsatta kullandılar ve oy sömürüsü aracı olarak gördüler.

ŞU GERÇEK NE KADAR DEĞİŞKEN BİR ŞEY BENİM GERÇEĞİMLE ÇATIŞIYOR BUNLAR!!

* * *

Şimdi gelelim olayımızın özüne! Bunlar beş yıldan beri iktidar. Önümüzde sürekli ısıtılan konu belli.

Türbanın kamuda, eğitimde, özellikle yüksek öğrenimde, yani üniversitelerde serbest bırakılması.

Bunların elinde her güç vardı. Gerektiğinde Anayasa değiştirdiler. Gerektiğinde beş dakikada yasalar çıkardılar, yandaşlarını ihya ettiler. Yandaş ve partili hırsızlarını yeni yasalarla koruma altına aldılar.

Şimdi size soruyorum:

Peki türban konusunda ne yaptılar? Hiçbir şey! Yapamazlar mıydı? Yaparlardı, çünkü Meclis’teki büyük sayısal çoğunluk ellerindeydi. Hükümet ellerindeydi.

O halde niçin yapmadılar? Bu soruna niçin çözüm bulmadılar?

Yanıtı gayet basit!..

Çünkü türban, bunların elinde bir sömürü aracıydı. Hatta en büyük sömürü konusuydu. Buna çözüm bulsalardı, o silah ellerinden gitmiş olurdu. O yüzden sizi kullandılar ve siyaset oyununu sizin üzerinizden oynadılar... Ve oynamayı aynen sürdürüyorlar!..

Kendilerini "dindar" ilan ettiler, bu sömürü çarkına karşı çıkanları ise "dinsiz" olarak tanıtmaya yeltendiler.

Dikkat ediniz, beş yıl boyunca bu konuyu "başörtüsü" adı altında işlediler ki, daha geniş kitleleri yanlarına çekebilsinler! Konuştular, rol yaptılar, ağlaştılar, eleştirdiler, Başbakan ve Dışişleri Bakanı dahil eşlerinin ve kız çocuklarının türbanını hep gündemde tuttular.

Ama bütün güç ve yetki ellerinde olduğu halde özellikle, bilerek ve isteyerek çözüm bulmadılar.

ŞİMDİ GELELİM OLAYIMIZIN ÖZÜNE, BUNLAR GERÇEKTEN ELLERİNDE HER TÜRLÜ MECLİS ÇOĞUNLUĞU OLMASINA RAĞMEN TÜRBAN OLAYINI ÇÖZMEDİLER, BİZDEN KORKULARINDAN BU KONUDA BİRKAÇ KÜÇÜK GİRİŞİMDEN BAŞKASINI DA YAPMADILAR. TÜRBAN SORUNUNDA SÖZLERİNİ YERİNE GETİRMEDİLER. FAKAT İNANIN Kİ BÖYLE BİR GİRİŞİMDE BULUNSALARDI BEN BUNLARA DİNCİLER ŞERİATI GETİRECEK DEMEYECEKTİM, DESTEKLEYECEKTİM HATTA!!! AMA ONLAR N'APTI? BİLEREK SÖZLERİNİ YERİNE GETİRMEDİ!!

* * *

Önümüzde seçim var. Yeniden iktidar olurlarsa, bu konuda acaba ne yapacaklar?

Hiçbir şey!

Pazar günü AKP’nin seçim bildirgesi açıklandı. Türban, başörtüsü, -adına ne derseniz deyin- konusunda değil cümle, bir adet bile sözcük yok. Hiç değinmemişler!

Bunun anlamı şudur:

"İktidar olursak türban yasağı aynen devam edecek."

Bu konuyu amansızca kullanan, oy kepçelemeye alet eden bir parti, seçim bildirgesine birkaç cümle koyamaz mıydı?

"İktidar olursak bu sorunu şöyle çözeceğiz, şunları yapacağız" diyemez miydi?

Elbette diyebilirdi ama çözmek işlerine gelmiyor... Ve gelmeyecek!

Siz türbanlı hanımları ve onlara örtünmeleri için baskı yapan erkekleri oyalamak, çözüm bulmaktan ve oy avcılığı yapmaktan çok daha kolay!

AKP’nin sizin sırtınızdan yıllardır oynadığı ve bundan sonra da oynayacağı türbanlı siyaset oyununu lütfen iyi görün. Kendi kişisel ve siyasal çıkarları için sizi sömürenleri tanıyın.

İstediğiniz gibi örtünün ama bu çirkin, ucuz, fakat en kolay sömürü çarkına, oylarınızla daha fazla geçit vermeyin.

ÖNÜMÜZDE SEÇİM VAR TÜRBANLILAR LÜTFEN GAZA GELİP DE BU A-KE-PE'YE OY VERMEYİN, SORUNUNUZ NASIL OLSA ÇÖZÜLMEYECEK AMA BARİ HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRAMAYIN,BEN SİZE YAKINDA TÜRBANIN NE OLDUĞU NE ŞEKİLDE TAKILMASI GEREKTİĞİ HAKKINDA FETVAMI VERECEĞİM!!KİME OY VERECEĞİNİZİ DE SÖYLEYECEĞİM MERAK ETMEYİN

----------------------------------
Türban konusunda gerçekten hassasım, kendime tam anlamıyla Müslüman diyebilecek cesaretim ve haddim olmasa da bu tür yazıları gördükçe içinde 10 tane doğru olsa bile (gerçi bunda o kadar yok)tek yanlış tüm doğruları götürüyor. Emin Bey türban takmasın çevresi de takmasın çok umrumda değil, ben de takmıyorum zaten fakat takanlara da karışmasınlar.
Son olarak,Tayyip Erdoğan'ın CNN Türk'te katıldığı programdan:
Ertuğrul ÖZKÖK: Sayın Başbakan hem meclis başkanının, hem başbakanın hem de cumhurbaşkanı eşlerinin başının kapalı olması sizce de sorun yaratmaz mı?
Tayyip ERDOĞAN: Olur mu öyle şey, üçü açık olunca oluyor da, üçü kapalı olunca neden olmuyor. Oldu olacak tüm türbanlıları vatandaşlıktan çıkaralım...

Dediğim gibi tek yanlış tüm doğruları götürüyor, ve bunlar adamı zorla AKP'li yapar!!

24 Haziran 2007

colins beni dinlemiş:)

Bu adresteki yazımda colinsin vitrinindeki yengecin LTB yi anımsattığını söylemiştim, dün vitrini değiştirdiklerini tüm yengeçleri temizlediklerini gördüm, colins beni dinlemiş:) aferin onlara:)

Mezuniyet


Mezuniyet töreninin en güzel yanı ailelerin gözlerindeki pırıltıyı "yaşasın oğlumuz/kızımız mezun oldu" bakışını görmek bence...
Bugün ODTÜ'de alt dönemin mezuniyet töreni vardı, dolmuşta normal yaş aralığının iki taraflı dışında (küçük çocuklar-yaşlı teyzeler amcalar) görmek 20 milyondan yedi kişi lafını duymak (herkes maaile gidiyor maaşallah:)) Stadın girişinde tekerlekli sandalyeyle dahi olsa mezuniyet merasimini görmek için gelenler, bu sıcakta inadına siyah cüppeleri giymeden boş boş dolaşmak, elimdeki suya talip çıkınca duraksamadan 1ytlye satmak (Üstelik su arkadaşımındı ama parasını verdim:), arkadaşları görmek... Hepsi güzel,İşin açığı kendi mezuniyetimden daha çok eğlendim, tavsiye ederim:)

22 Haziran 2007

Sesini Yükseltmece!!!


Bugünden itibaren blogda bu yazının altında uzayacak şekilde yeni bir oyun oynamaya başlıyorum, umarım uzun soluklu olur:)
Oyunun adı "BugList-Sesini Yükseltmece!!!", sondaki üç ünlem logonun bir parçası:)
Muhtemelen kendim çalıp kendim oynayacağım ama olayımız şu, her an her yerde gözümüse takılan aksilikler oluyor,bunlar bir anlamda hayatımızdaki "bug"lar. Bunları buraya not düşüp kendi kendime sesimi yükselteceğim, okur olarak siz de katılırsanız ses daha güçlü çıkar değil mi:)Liste bu yazının altında yorumlar halinde oluşacak, sonunda ne olacak? Şu anda bilmiyorum amaşimdilik iki beklentim var birincisi aksilikleri bulup çözüm üretme yönünde bir beyin jimnastiği olması, ikincisi eğer katılım olursa kişisel abuk "bug"larımızın başkalarında da olup olmadığını görmemiz...
Haydi hayırlı olsun,sesini yükseltmeyen kalmasın!!!

Tanışma Hattı

Google'da tanışma hattı diye resim aratınca sürekli yandaki dudak çıkmasa da arkadaşlık siteleri çıkıyor sadece en azından ilk sayfalarda öyle...
Bunun bir de Danışma Hattı versiyonu var, firmaların tüketicilerinin sorunlarına çözüm bulmak amacını güttüklerini söyleyerek yaptıkları bir uygulama. Ama bence Danışma Hatları Tanışma Hattı olarak değiştirilmelidir. Bu şekilde firma kendisini müşterinin üstünde danışılacak bilge insan konumundan müşterinin arkadaşı tanışacağı belki kaynaşacağı kişi konumuna getirecektir, en azından bu konuda müşterilerin algısını güçlendirmek firmalar için de müşteri için de daha iyi olacaktır...

21 Haziran 2007

Resim Bulmaca













İki resim de aynı fakat çözünürlükleri farklı, ne kadar zekiyim değil mi:)
Bir program yazılsa ve ben bir resim ekleyip onun aynısı fakat çeşitli büyüklüklerde ve çözünürlüklerdeki diğer resimleri bulabilsem ne güzel olur değil mi:)
Belki bunun için çalışıyorlardır bile, programın yapacağı şey yüklediğim fotoğrafın renk dizilimlerini analiz edip aynı renk dizilimlerindeki diğer fotoğrafları bulmak. Aslında çok kolaymış ama şu anda uğraşmak istemiyorum:)

ASıl daha güzeli ise bazen bir resim ararız, gözümüzün önünde canlanır ama ne yazıp aratacağımızı bilemeyiz, bilsek de doğru resmi bulana kadar çok uğraşırız. Bunun için aynı zamanda yukarıdaki kadar dandik bir taslak da olsa uyum oranına göre resimleri sıralayan bir program olsa daha da güzel olur, tadından yenmez:)

Şeytan Diyor ki...


...........
Dinle bakalım, işitebilir misin
Türküsünü damların, bacaların
Yahut da karıncaların buğday taşıdıklarını
Yuvalarına?

Beklemesem olmaz mı güneşin doğmasını
Kullanılmış kafiyeleri yollamak için,
Kapıma gelecek çöpçülerle,
Deniz kenarına?

Şeytan diyor ki: "Aç pencereyi;
Bağır, bağır, bağır; sabaha kadar."


Orhan Veli Kanık

20 Haziran 2007

Vatman


Vatman

Hep karşıya bakar
Cigara içmez
Vatman
Ömür adamdır



Çağatay Baba'mın gönderdiği bir maille mazi aklıma geldi,Lise biteli 6 yıl olmuş... Okulun bana verdiği en güzel şey aradan 6 yıl geçse de arada ne kadar mesafe olursa olsun devam eden arkadaşlıklar olsa gerek...

Bebek Suitei şiirinin bu kısmını çok severdim, hala da severim ve gariptir, belki benim mallığımdır:), ne zaman okusam gözümün önüne fosur fosur sigara içen bir vatman gelir, vatman ömür adamdır:)

NOT:Görsel'in ne olduğunu bilmiyorum sadece içinde vatman geçtiği için koydum:)

Seçim 2007




En iyisi Ankaralı Namık'a oy vermek belki de...
Adam en azından gülümsetiyor:)



Bu da Bonus-Track:)

19 Haziran 2007

Seslendirmen



-Sen güzel seslendirin mi
-Seslendirmem mi
-Seslendirmen seslendirmen
-Evet evet...

cember.net te bir kişinin bilgileri,çevirmen gibi seslendirmen olur mu,bence olmaz...

reklam dediğin


Tüm reklamlar mesajlarında ince espri ararken sadece basit olmak bu ince esprinin kendisi olabilir hale geldi galiba...

18 Haziran 2007

Spam Networking

Aşağıda cember.net te 9 adet bağlantımdan biri Mustafa Duran'ın profil sayfasının görünümü var. Cember.net'ten Ne zaman ekledim niye ekledim bilmiyorum, kendisi aynı zamanda arkamarka.com sitesindeki 6 bağlantımdan birisi. çember.nette 8028 bağlantı, sayfasına ziyaret sayısı 23211, arkamarka.com'da 301 bağlantı sayfasına ziyaret sayısı 650. Her bağlantı profil sayfasına ortalama 2,86 ziyaretçi çekmiş. Hiç çaktırmadan, üstelik gönüllü. Muhtemelen cember.net'te Mustafa Bey beni eklediğinde hiç gocunmadan eklemiş profiline bakmışımdır, hatırlamıyorum ama arkamarka'da ekledikten sonra ilgili internet sitesine girip bir kaç sayfa gezdim ve daha sonra reklam fikirleri blogumla ilgili görüşlerini sordum ve blogla ilgili görüşlerini belirtti daha sonra tekrar mesajlaşmadık.Bu arada arkamarka'da benim bildiğim 3 site editörünün bile bağlantı sayısı 86,76 ve 65.



Bu resim de cember.net te bağlantılarınızın 4 bağlantısı şeklinde daha fazla network'e imkan sağlayan bir uygulama. Ama ilginçtir ki tamamı Mustafa Duran'ın bağlantısı:) Bu şekilde Mustafa Bey markasının görünürlüğünü artırıp akılda kalmayı da başarıyor.



Özellikle esas iş olarak bir intenet sitesi ile ilgili çalışan bir kişi için gerçekten etkili ve site trafiğini artırıcı bir çalışma fakat bu çalışmanın kaç kişi farkında ve tam etkisi ne düzeyde onu merak ediyorum. Değişik bir deneme olduğu kesin...

--------

Güncelleme--11 Temmuz 2007: Yazıda ilk başta Mustafa beye reklam fikirleri ile ilgili görüşünü sorduğumu belirtmediğim için hiç tanımıyormuşum gibi bir izlenim doğmuştu. Bunu o zaman (şu anda tam hatırlayamasam da)spam networking vurgusunu daha iyi yapabilmek için yazmıştım. Fakat bu vurgunun yanlış olduğunu Mustafa Bey'in uyarısından sonra anladım. Umarım gecikmeli de olsa bu şekilde düzenleme bir özür yerine geçer....

Düzeni düzenleyecek düzenleyiciler


İngilizce'den Türkçe'ye çeviri yapanlar bazen sözlükten bakıp birebir çeviri yaptıkları için ilginç görüntülere sebep olabiliyor, blogger'da bunlardan biri..

17 Haziran 2007

Ver Bir Beşiktaş

Mado'da alınan dondurma
Sipariş bir top çikolatalı bir top vanilyalı
Garson: Ver bir Beşiktaş!!
:)

Ooof Of!


Bakmayın fincan da kalp resmi olduğuna, uzun ve derin bir sohbet,bol bol oof of geçen bir sohbet...
Peki bu oflar biter mi? Bitmez. Yaşamaya devam....

Sami Yalçın Gürmeç Köyü'nde:)


Küçük büyük her il ilçe köy kasaba halkı farkında olmasalar da memleketlerinin pazarlamasını yapmaya çalışıyor, bu şimdilik festivaller ve parası olanlar için bilboardlar yoluyla yapılıyor Türkiye'de, peki bunu daha profesyonel bir şekilde nasıl yaparız, yapabilir miyiz, buradan bir tez konusu çıkar mı:)

Babalar Günü Kutlu Olsun

Babalar Gününde müşteriyi çekmek için yapılabilecek en kötü reklamlardan birisi bu galiba, gerçi babasını o şekilde konumlandıran bir kitle var mıdır onu bilemem, reklamın etkisini gidip sormak lazım Selin'in müdürüne...
Bir de buradan Tekstil Sektörüne sesleniyorum XXL babalar için daha çok ürün istiyorum, bırak daha çoku her baba en fazla XL olmalıdır gibi bir şey mi var da ben bir türlü istediğim XXL'yi bulamıyorum:)

14 Haziran 2007

07 Haziran 2007

Cuk


Başbakan sonunda Barzani için cuk oturan gafsız bir şey söylemiş, yürü be:)

Nereye gidiyoruz:(

Fatih Çekirge'nin yazısı
Az önce yine acı bir haber geldi…

Yine alçakça bir pusu, yine mayın, yine 6 er ağır yaralı…

Daha 7 şehidin kanı kurumadan yine bir saldırı…

Terör, kan ve gözyaşı üzerimize kapkara bir şelale gibi boşalıyor.

Artık hiç lafı çevirmeyelim uzatmayalım, doğruyu açıkça söyleyelim.

Bu resmen bir savaştır beyler…

Son 5 ayda 60 şehit bir o kadar kolu bacağı kopmuş gözünü kaybetmiş vatan evladı.

Bu savaş değil de nedir?…

Eli silahlı katiller karakolları basıyor, şehrin ortasında çarşıları bombalıyor, yollara mayın döşüyor, tren yollarını havaya uçuruyor.

Peki, bu savaş değil de nedir…

Dünyada savaşın tanımı artık değişmiştir. Savaşlar iki devlet ya da devletler arasında olmuyor artık.

Savaşlar işte böyle oluyor…

Bunun adı karanlık savaş, “karartılmış savaş”tır.

Yani cephesi ve sınırları olmayan göğüs göğse yapılmayan bir savaştır…

Bunun adı ihanetin, pusunun, alçaklığın savaşıdır…

Bu tespiti yıllar önce 11 Eylül saldırısından sonra bütün dünya istihbarat örgütleri yaptı…

Sonra NATO yaptı…

Biz bunlardan çok daha önce bu tespiti yapmıştık.

Ve ne yazıktır ki, Türk askeri dünyanın her yerinde NATO ya da BM gücü olarak teröre karşı mücadele vermekte ancak burnunun dibindeki terör yuvalarına karşı dünya bir türlü harekete geçirilememektedir…

Acı olan budur…

Gencecik vatan evlatlarımız bu alçakça saldırılar yüzünden şehit düşüyor…

Evet bu alçakça bir savaştır beyler…

Ama Türkiye Cumhuriyeti Devleti de büyük bir devlettir, bu millet de büyük bir millettir. Buna güveniyoruz.

06 Haziran 2007

dalgınlıkta son nokta

sigara yakmak için şam fıstığına uzanmak olsa gerek:)
kabukları birbirine seri bir şekilde belki kıvılcım çıkarabilirim:)