Pages

30 Mayıs 2007

google' a 5 cent bağışlamak

Google ad sense uygulamalarından gösterim başına değil de tık başına para kazanıyorsa eğer girdiğim sitelerde özellikle site sahibi kazansın diye reklamlara tıklıyorum, böylece hem site sahibine bir katkıda bulunuyor, hem google a bağış yapıyor hem de reklamveren firmayı yanıltarak 5 cent transferi yapıyorum:)
Siz deyapın bloggerlar kazansın, firmalar zaten kazanıyor:)

29 Mayıs 2007

Dedem

Dedem ilkokul mezunuydu, ben 11 yaşındayken vefat etti. İlkokul mezunu olmasına rağmen1940lardan 1994e kadar her yıl küçük bir ajanda da kimi yıl her gün hiç birşey olmazsa hava iyiydi güzeldi ya da kötüydü diyerek kimi yıl da sadece önemli bir şey olduysa onu yazarak tarihe not düşmüş aşağıdaki resimlerden birinde annemle babamın nişan notu birinde de 12 eylül için düştüğü not var. Ah dedem ah, daha uzun yaşasaymış anlatacak çok şeyi olurmuş... Büyük adamdı dedem:)


16 Mayıs 2007

benim milletvekilim

Tuğrul Türkeş,MHP'de aday olacakmış, ama nerden aday olacağını parti yönetimi bilirmiş, nasılsa bir şey fark etmiyor, meclise gitme/özel günlerde oy kullan,sonra tekrar milletvekili ol, sadece MHP için değil bütün partiler için böyle, ben dahil hiç kimsenin ilinin milletvekillerini tanıdığını zannetmiyorum (küçük iller hariç)çünkü kişiye değil partiye oy veriyoruz, çoğu zaman birilerine kızarak...

11 Mayıs 2007

çekim hatası

filmlerde çekim hatası olur ya, bu da popkekin sitesindeki bir gönderide reklam çekim hatası:)
kız az önce bir popkek yedim demek isterken topkek yopkek demiş bunlar el sürçmesi fakat bir de şu var tarih 11.05.2007 olmasına rağmen fotoğraf makinesinin otomatik 2006 tarihi göze takılıyor, biraz önce neresi 2006 neresi:)

Colin's vs LTB

Kızılay Meydanı'nda YKM'nin yanıdaki Colin's vitrin düzenlemesi yapmış,Vitrin tasarımında kayanın üzerinde yengeç kullanmışlar, fakat yengeci LTB kullandığı için Colin's in bunu yapması ne kadar mantıklı olmuş bilemedim. Fotoğrafını çekince onu da eklerim bloga...

06 Mayıs 2007

04 Mayıs 2007

Kurtlar Vadisi

Kurtlar Vadisi'nde Polat yine vatan kurtarıyor, ben de ilgiyle takip ediyorum tabi, son bölümde bir arsayı gerçek değerinin yarısına ülkenin en saygın dört ailesinden biri almasın diye gerçek değerini vererek beşinci bir aileye veriyor.
Burdaki paradoks ise teknik olarak ve vazife gereği bütün bu parayı temiz işten kazanamayacağı için devletten alması gerekiyor. Bu durumda arsaya gerçek değeri verilsin derken,devletin kasasına ekstra para girmesini önleyip bir cepten alıp öbür cebe koyuyor. belki para baron babadan gelmiştir ama bu da açık değil ve o para da kirli para... neyse belki ilerleyen bölümlerde bu çelişkiyi açıklarlar da ben de rahat yatağımda uyurum:)

fikir ayracı

pazarlamaca blogunda görüp beğendiğim bir fikir, fikir ayracı...
Basit ve yararlı bir buluş, ilkokul,ortaokul ve lisede çok kitap okurdum genele nispeten, üniversitede gaza geldiğim bir kaç hafta hariç az okur oldum, belki bu ayraç okumaya karar verip bıraktığım kitapları tamamlamam için de bir vesile olur...
En güzel tarafı da teknolojik olmaması gerçketen teknoloji bir süre sonra mecburi ama kaçılası bir şeye dönüyor, en azından internet üzerinden bir şeyler okumak zorunda olmak çok kötü... inşallah başarılı olur deyip ekstra yorumu mu ekledikten sonra yazıyı aynen aktarıyorum:

Ayraç: Cümle içinde geçen bir sözü, metin dışı tutmak için o sözün başına ve sonuna getirilen yay veya köşeli biçimde işaret, parantez.

TDK.gov.tr adresinde ayracın tanımı bu şekilde verilirken “kitap ayracı” hakkında bir bilgiye ulaşamadım. Okumaya alışamamış bir toplum olmamızın acaba bununla bir ilgisi var mı?

Kitap ayraçlarını nedense çok severim. Kitabı okurken size rehberlik ederler. En temel görevi, sizin en son hangi sayfada kaldığınızı “elinizle koymuş gibi” bulmalarıdır. Bir akşam okurken telefon çaldı, ayracı kaldığım sayfaya iliştirdim ve telefona baktım. Uzunca bir telefon konuşmasından sonra kitaba tekrar döndüğümde bir şeyi farkettim. Sayfanın başından okumaya başladım ama telefon çalmadan önce sayfanın son paragrafında kalmıştım.

Böylece ortaya Fikir Ayracı çıktı. Üzerinde çalışmalar yaptım. Basit gibi gözüken bu aparatı nasıl daha işlevsel hale getirebilirim diye düşündüm. Soru sordukça çözüm yollarını bulmaya çalıştım.

Kitap ayracının sadece 1 temel görevi vardı, hangi sayfada kaldığınızı size göstermek. Bu görevi de layıkıyla yerine getiriyordu. Fikir Ayracı bunun biraz daha ötesine geçti…

Peki hangi satırda ya da pragrafta kaldığımı nasıl bilebilirdim? Bu soru üzerine ben de ayraca aşağı-yukarı hareket edebilen bir gösterge yerleştirdim. Fikir Ayracı işte böyle bir fikir sonucu ortaya çıktı.
Kitabı okumaya başlarız ama her kitabı bir solukta bitiremeyiz. Kitabı bitirdiğimizde de ne kadar sürede bitirdiğimizi -eğer bir yere not almadıysak- bilemeyiz. Ben de ayracın üzerine yine aşağı yukarı hareket edebilen bir gösterge daha yerleştirdim. Yukarıdan aşağı 1′den 31′e kadar sıralanmış sayılar üzerinde hareket edebilen bu göstergeyi değişik şekilde kullanabilirsiniz. Kitabı okumaya başladığınızda göstergeyi 1 kademe aşağı indirerek o kitabı kaç kerede bitirdiğiniz görebilir, ya da kitaba başladığınız tarihi işaretleyerek - Örneğin 4 Nisan’da okumaya başladınız, göstergeyi 4 sayısının üzerine getirirsiniz- kitabı kaç günde bitirdiğinizi görebilirsiniz.

Kullanmaya başladığımda ilginç istatistiksel verilere sahip oldum.

Ürünü tasarladıktan sonra patent başvurusunda bulundum. Fikri haklar konusunda hizmet veren bir ofiste yaklaşık 4 yıldır çalışıyorum. Dört yılın getirdiği tecrübe ile fikrin korunmasına oldukça önem veriyorum.

Fikir Ayracını tasarlamak ve hemen prototipini yapmak kolay olmadı. Onu da daha sonraki yazıda anlatacağım.

Bu da bloga eklediğim yorum:
evet güzel bir fikir ben de tebrik ederim:)
fakat ilk satırları okuyunca bu fikir ayracının kitapta nerde kaldığımızı ne kadar süre harcadığımızı gösterdiği gibi bir çağrışım olmadı. Bu ayracın okuduğumuz bir kitapta önemli bulduğumuz hoşumuza giden satırları kısımları tek tek not etmeden, daha sonra dönüp ben bu kitapta ne okumuştum neresini sevmiş neresini sevmemiştim dememizi kolaylaştıracak bir kolay indeks oluşturma aracı olduğunu düşündüm. fakat değilmiş:) ama böyle dizayn edilen bir ayraç da olsa fena olmaz sanki, siz ne dersiniz?