Pages

30 Nisan 2009

Bir ParaMarka Hikayesi


İnsanın canı sıkılınca ne yapacağını şaşırıyor:) Ben de paramarka için bir hikaye yazdım, mail attım görmediler, duymadılar ya da vakitleri olmadı. Ben de burda yayınlayım dedim. Benim hoşuma gitti, inşallah sizin ve paramarkacıların da hoşuna gider. Storytelling yapsınlar bu hikayeyle:) Yukardaki resim de öylesine yapılmış bir şey, yoksa paramarkayı seviyorum, beni Brezilya'ya götürecek kendisi:)

“Elenos adasına gittim. Akramarap dedikleri bir törene katıldım. Bu törende adanın en yaşlısı üç kez akramarap diyerek adada o yıl doğan bebeklerin üzerine tadını ve muhteviyatını bilmediğim bir baharat karışımı serpiyordu. Annelerinin kucaklarındaki bebeklerse törenin başında gürültülü bir şekilde ağlamalarına rağmen karışımla buluşunca susuyor, gülmeye başlıyorlardı. Sonradan öğrendim ki bu tören, adada doğan çocukların bilge kişiler olmaları için yapılan bir törenmiş. Muhteviyatını öğrenemediğim karışımdaki baharatların bir kısmı çocukların dünyada karşılaşabilecekleri türlü zorlukları, bir kısmı da bunlarla başa çıkma yollarını simgeliyormuş. Böylece adada yaşayan herkesin bilge olmasının sağlanacağına inandıklarını öğrendim ve gerçekten de Elenos’ta karşılaştığım kişilerin çoğunun aklı başında insanlar olduklarını gördüm.”
Evliya Çelebi, Seyahatname 347. Sayfa

“Bu hikayeden 1500 yıl sonra akramarap’ın tersten okunuşunun Türkçe’de anlamlı bir ikili oluşturduğunu gören girişimcilerin beyninde bir şimşek çaktı ve herkesin reklam fikri üretebileceğini düşünerek paramarka.com u kurdular. Üyelerin üzerine baharat serpilmedi fakat paramarka’daki işler gerçekten genelde başarılı ve firmaların isteklerini karşılayabilecek kalitede oldu.”

Anonim

15 Nisan 2009

geleneksel spin roll

pizza hut yeni bir ürün çıkarmış. kavurmalı pizza ve kavurmalı spin rolls. hem de geleneksel! Reklam panolarında geleneksel olduğunu vurgulamak için ona göre font seçiminde bulunmuşlar ona göre bir dekor yapmışlar. Aferin! Görsel bulursam eklerim.

Ben bu reklamın metin yazarı olsaydım şöyle yazardım afişe :
"Tradisyonel Spin Rolls with Kavurma"
daha güzel olurdu.

KFC'nin toasted twister reklamını bu ülkeye "uygun" gören kişiler de aynı kişiler galiba. Biraz düşünmek lazım.

ebru şallı kredi butiği öneriyor



pilates yapıyorum kalçalarım o kadar sıkı o kadar sıkı ki....
o kadar güzelim ki...
İŞTE BU YÜZDEN
ben ebru şallı, size kredi butiği öneriyorum!

Ben mi yanlış gördüm acaba, tamam ben de uzman değilim ama ebru şallı neden bir banka ürünüyle ilişkilendiriliyor. XXXS bedeninden dolayı mı? XXXL beyninden dolayı mı?

Bir de "ben yaşar usta" vardı ama bunun konumuzla alakası yok:)

var mısın yok musun bonus musun turkcell misin

Bu çok markalı reklamlar da tüketicinin hangi markayı algıladığını tespit etmek oldukça zor olsa gerek, bir reklam da 2'den fazla marka yer almamalı bence. Her neyse bunu söylemeyecektim ben.
Aylardır yapılan var mısın yok musun da verilen hediyeler en başından beri bonus ya da maximum vb gibi bir başka kartın içine yüklenmiş ve nakite dönüştürülebilir olarak verilseydi oldukça başarılı bir işbirliği olurdu diye düşündüm. "Bonus: Çok kazandırır!" Acaba onlarda düşünmüş müdür:)
Tabi teyze 2 TL kazandığında bonus ne derdi bilemem:)

13 Nisan 2009

Terlik, pijama, reklam, girişimcilik: Paramarka

paramarka adını duymuştum ama siteye girme ihtiyacı hissetmemiştim. geçenlerde girdim. Reklam Fikirleri'nde yapmak istediğimi yapmışlar. Üye oluyorsun, marka briefini veriyor. En başarılı fikirlere/çalışmalara ödül veriliyor. Bir de zamanında reklamfikirlerine sponsor olan Reklamyarat var, daha az profesyonel olanı. Yani profesyonellik sıralaması bence şu şekilde: paramarka>reklamyarat>reklamfikirleri.

Bu kısa yazıdan çıkaracağımız sonuç şudur:
  • Bir işi hobi olarak yapmakla profesyonel olarak yapmak arasında fark vardır. işe göstermeniz gereken özen derecesi inanılmaz fark eder.
  • aklınıza bir şey gelmiş olması bunu daha önce kimsenin düşünmediği veya sonra düşünmeyeceği anlamına gelmez. girişimci olmak için fikrin yanına eylem de gerekir.
  • eyleme geçmiş olmanız da bir şey ifade etmeyebilir. doğru kişilere ulaşmanız aynı fikri yedi kat üste çıkarabileceği gibi yedi kat dibe de batırabilir.
  • birlikte çalıştığınız kişilerin de doğru kişiler olması önemli, bu anlamda paramarka reklamyarattan bir adım önde görünüyor mesela.
  • zamanınızı ve paranızı ve akıl gücünüzü girişiminize yatırırken birkaç kez düşünmek gerekir. zira her girişim başarılı olmaz. - tabi paramarkanın başarılı olmasını isterim- reklamfikirlerini girişim haline getir(e)memem sanırım tam olarak emin olmayışımdan kaynaklanıyordu.
  • paramarka'da şu anda ykm kampüskart ve cumartesi şarapları için fikirler üretebilirsiniz:)

Her Gün Biri


Bir blog olsa,
her gün farklı biri yazsa,
olur,
güzel olur.
ben de son derece basit bir mantıkla doğum günümde yazmak isterim mesela.
hmmm
öyle bir blog mu varmış?
açılmış mı?
hergunbiri.com'dan takip edebiliyor muyum?
ne güzel!

11 Nisan 2009

bö başladı!


Gönül rahatlığıyla oy verebilirsiniz:)
Gönlünüz rahat değilse oy vermeyin, darılmam:)

Blog Ödüllleri 2009!

ya da bö!
kayıtlar alındı ve oylama da başlamak üzere. Eray bir sürü de sponsor bulmuş.
Hangi birini saymalı bilmem ama Türk Telekom, Coca Cola, Efes Pilsen, Ülker, Peugeot, Ntvmsnbc, Letoonia Resorts bu organizsayonu destekleyenlerden sadece birkaçı.
Kategori birincilerine taril hediyesi olacakmış. Gönül ister tabi pazarlama kategorisinde birinci oalyım da süper bir tatil yapayım (Anladınız siz, oylar bana:) Peugeot araba vermez farkındayım ama verse de valla istemiyorum, bana bi tatil yeter, 7 gün değil 4 gün de olur:)
Tarihe not düşmek adına sponsorlardan Binrotayı da takibe alsam iyi olur, yapacak iş bulamazsam güzel bir gezi sitesine benziyor, ilerde faydalı olabilir.
Sizi Blog Ödülleri'nin sitesine alalım, ordan da oy verme başladığında bnf'ye oylarınızı verin:)
hadi bakalım:)

Visa özürlü mü değil mi? Bilemedim...

Son yazımda Visa reklamından bahsetmiş ve özürlü Visa demiştim. Yorumlardan öğrendim ki meğer reklamda oynayan kardeşimiz Bill Shannon isminde engelli birisiymiş. Daha önce yazdığım "kendimizle barışık olalım" tahminim doğruymuş.
Fakat yine de hala kafamda soru işaretleri var. Kaç engelli bu mesajı alıp mutlu olabilir, gaza gelebilir gerçekten bilmiyorum. Geçenlerde TRT'de bir programda engeeli bir vatandaş şöyle diyordu. "Türkiye'de engelliler sokaa çıkmıyor. Böyle olunca da çıkanlara 'Aaaa özürlü!' gözüyle bakılıyor. Bu yüzden engelliler sokağa çıkmalı. Böylece insanlar da garipsemez ve herkes için daha güzel olur." Sanırım benim tam ikna olmamam da bu yüzden. Bu yazıyı okuyan bir engelli varsa görüşlerini/hissettirdiklerini yazarsa sevinirim.

03 Nisan 2009

Özürlü Visa

Özürlü/Engelli doğru kelime nedir bilmiyorum ama koltuk değnekleriyle cambazlık yapan adamın olduğu reklam nasıl bir reklamdır? Bu engellileri kızdırmaz mı, üzmez mi? Herhalde kendimizle barışık olalım, burada sadece mizah yapıldı falan diyecektir visa. Veya tepkiler geleceğini biliyorduk falan da diyebilirler. Fakat bütün küfürlerim Visa'ya.
Visa/Mastercard çok umrunda olmayan bir toplum olduğumuz ve banka hangisini verirse onu aldığımız için şimdi bir etkisi olmaz Visa'ya belki bunun ama gün gelir tercih yapmak gerçekten tüketicinin/müşterinin/bizim elimizde olursa o zaman bu reklamı hatırlayanlar Visa'ya "Bir zamanlar hakir gördüğün bir kitle vardı ya.." diyerek küfürleri art arda sıralayıp üstüne bir başka markaya geçer umarım.

Düzenleme: Yorumlar üzerine bkz.